Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Yapı Kredi Yayınları   Edebiyat Dizisi   Alain Robbe - Grillet   Silgiler
 
Silgiler  
Alain Robbe - Grillet
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Baskı Tarih: Mayıs 2005
Sayfa: 213

Bu kitaba oy verin: (2 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Yapı Kredi Yayınları
Dizi: Edebiyat Dizisi

Baskı Tarih: Mayıs 2005

Sayfa: 213

Boyut: 13,5x21 cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
“Kesin, somut, temel bir olay söz konusu burada: bir insanın ölümü. Polisiye nitelikli bir olay –yani bir katil, bir dedektif ve bir kurban var. Bir bakıma rolleri de yerli yerinde: katil kurbana ateş ediyor, dedektif meseleyi çözüyor, kurban ölüyor. Ama onları birbirine bağlayan bağlar hiç de basit değil, ancak son bölüm bittiğinde... Kitap silahın patlaması ile ölüm arasında geçen 24 saati anlatıyor, merminin üç-dört metre katetmek için kullandığı zamanı- fazladan yirmi dört saati.”

Basından
“Alain-Robbe-Grillet:
Görselliğe Sığınmış Yazar
Alain Robbe-Grillet bu yıl aramızda olacak. Kendisi belki de edebiyatçı-yönetmen kişiliğinin en parlak temsilcisi sayılabilir. Ama bu, onun tümüyle statik bir ‘anti-sinema’ yaptığı anlamına gelmez. Tersine yazı ve görüntü gibi iki farklı alanı çok iyi birleştirmiş ve ortaya hayli gizem içeren edebi tadda yapıtlar koymuş önemli bir sanatçıdır.

Alain Robbe-Grille bu yıl aramızda olacak. 1922 doğumlu olduğuna göre, tam 83 yaşındaki bir sanatçıyı konuk edeceğiz.(...) 10 küsur romanıyla adına Nouveau Roman (Yeni Roman) denen akımı yaratmış ve edebiyata yeni kapılar açmış olan, sonra “Geçen Yıl Marienbad’da” filminin bizzat yönetmen tarafından talep edilen özgün senaryosuyla Alain Resnais’ye harika bir film için malzeme veren, daha sonra burada çektiği “L’İmmortelle- Ölümsüz Kadın”la İstanbul’u olabilecek en gizemli biçimde perdeye yansıtan sanatçı. (...)

Yazarlık döneminde, “chosisme” denen bir görüşü savunmuştur: fiziksel gerçekliğin aslında tek gerçeklik olduğu ve soyut konseptlere bile (bellek dahil) bilinç yoluyla değil, ancak fiziksel dünya aracılığıyla ulaşabileceğimizi savunan bir görüş... Fizikselliğe verdiği önem, onun sinemaya geçmesini kaçınılmazlaştırmıştır. Çünkü sinema tüm sanatların içinde en fiziksel olanıdır. Onun alabildiğine biçimci ve estetik sineması, yapay gizemler içerir: Amaç elbette bir polisiye entrikayı çözmek değil, yaşamın gizemini daha iyi belirtmektir. (...)

Sanatçı yıllar önce bana şu sözleri söylemişti: “Gerçek nedir, nerde başlar, nerde biter? Tek bir gerçek yoktur ki... Herkesin kendi gerçeği vardır. (...) Hep belirsizliği anlatmayı istedim. Herşey bir başka şeydir, herşey hem kendisidir, hem de başka birşeydir. Oyuncular da hem kendileri olarak kalırlar, hem de oynadıkları kişi olurlar.”

Robbe-Grillet’nin bugün de farklı şeyler söyleyeceğini sanmıyorum. Tüm bunları çok karışık mı buldunuz? En iyisi gerçek bir Robbe-Grillet filmi izlemek elbette... Bir film, sayfalarca yazıdan daha çok şey anlatabilir çünkü... Ve de “Ölümsüz Kadın”, “Avrupa Ekspresi” veya yüksek erotizm dozlu “Güzel Tutsak”, bunun için iyi seçimler olabilir.”
Atilla Dorsay

-YKY