Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Dergah Yayınları   Felsefe Dizisi   Ayhan Bıçak   Tarih Metafizikleri
 
Tarih Metafizikleri  
Tarih Düşüncesi 4. Kitap
Ayhan Bıçak
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 18,00 TL
NetKitap Ederi: 14,40 TL
telefondan alışveriş 59824

Yayinevi/DiziYayinevi: Dergah Yayınları
Baskı Tarih: Ocak 2006
Sayfa: 260
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (1 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
 
Basından
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Dergah Yayınları
Dizi: Felsefe Dizisi

Baskı Tarih: Ocak 2006

Sayfa: 260

İndirim: %20

Boyut: 16x24cm

Hamur: 2

Etiket: 18,00 TL

NetKitap Ederi: 14,40 TL


Arka Kapak
Tarih Metafizikleri adlı bu çalışmada, Yeniçağ Avrupa düşüncesinin olgunlaşma dönemi sayılan 18. ile 19. yüzyıllarda görülen tarih metafiziklerinin hangi şartlarda ve hangi nedenlerle ortaya çıktıkları, hangi kavram ve ilkelerden hareket ettikleri incelenmektedir.

Modern düşüncenin ve tarih metafiziklerinin en önemli kavramları arasında olan akıl, özgürlük, ilerleme, tarihte anlamın olup olmadığı, çöküş, gaye, köken sorunları eleştirel bir tarzda ele alınıp ve toplumsal değerlere nasıl dönüştükleri gösterilmiştir. Toplumsal değerlere dönüşen bu felsefe terimlerinin anlamlarının siyasi içerikle nasıl dolduruldukları, ne türden çözümler getirdikleri ve ne türden sorunlar yarattıkları üzerinde durulmuştur.

Türkiye tarihçiliğinin, hakkıyla yazılamamış tarihi, bize tarihçiliğimizin kendi tabii seyrinde ilerlemediğini, asırlarca devam etmiş bir ilm-i tarih geleneğinin geçen yüzyılda mirasçıları tarafından "asri icaplara uymadığı" genel gerekçesi ile terk edildiğini ve yerine aynı icapların gerektirdiği Batı menşeli bir tarih telakkisi ve metotların ikame olunduğunu söyler.

Bir asırdan fazla bir zamandır tercüme bir "tarih fikri" ve tarih metotları ile "tarih bilgisi" üreten müverrihlerimiz, tarih üzerine düşündükleri ölçüde ilm-i tarih üzerinde durmadıklarından saygın bir tarih ekolü meydana getiremediler. Bunun sebebi, bizdeki tarih çalışmalarının bilme ameliyesini "fikretme" ameliyesinin önüne koymasıydı. İlim ise, bir soyutlama işi olup tecrit yeteneği gerektirdiğinden, tarihçiliğimiz somut olayların bilinmesi, yazılması ve bildirilmesi faaliyetine; tarihçimiz de bir "teknisyene" dönüştü.

Bugün ülkemizde yığınla tarih kitabı basılır, üniversitelerimizde yığınla tarih tezi yazılır, kütüphanelerimizin raflarını tarih eserleri doldururken tarih düşüncesi-tarih felsefesi alanında dilimizdeki eserlerin azlığı; olanların da çoğunluğunun tercüme yahut derleme oluşu tarihçiliğimizin geleceği adına umut kırıcıdır.

Dr. Ayhan Bıçak bu alandaki büyük boşluğu giderme yolundaki hiç de mütevazı olmayan gayreti ile "Tarih Düşüncesi" üst başlığı ile beş ciltlik bir seri yayımlıyor. Dergâh Yayınları tarafından basılan serinin şimdiye kadar yayınlanan kitapları Tarih Düşüncesinin Oluşumu, Felsefe ve Tarih, Tarih Felsefesinin Oluşumu ve Tarih Metafizikleri alt-başlıklarını taşıyor. Serinin son kitabı ise Türklerde Tarih Anlayışı alt-başlığını taşıyacak.

Dr. Ayhan Bıçak'ın Türkiye Yazarlar Birliği’nin 2004 Yılının Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları ödüllerinde fikir dalında ödül alan bu eseri, zihinlerimizi öncelikle tarih düşüncesinin modern öncesi dönemine yönlendiriyor. Modern zamanların modernlik ve Avrupa-merkezli tarih düşüncesinin hegemonyasına meydan okuyan bu bakış ilk ciltte Sümer, Yahudi, Hint ve Çin Medeniyetlerindeki; ikinci ciltte Eskiçağ Yunan Medeniyetindeki; üçüncü ve dördüncü ciltlerde de Yeniçağ Avrupa Medeniyetindeki tarih telakkileri ve bunların problemleri üzerine bir değerlendirme sunuyor. Yazar serinin beşinci cildinde ise Türklerin tarih telakkisi, değer ve medeniyet algıları üzerinde durduğunu haber veriyor.

Çalışmasını, "akrabası olarak kabul ettiği"ni belirttiği "yok edilen ya da ölüm kalım döşeğinde olan bütün efsane temelli kültürlere ve onların üyelerine ithaf ettiğini" söyleyen yazar, tarih bilinci eğer 19. yüzyıl Avrupa'sında ortaya çıktı ise başka toplumların kendilerini nasıl tanımladıkları sorusundan hareketle ve felsefenin dil/yöntem zenginliğinden faydalanarak Avrupa-dışı toplumların tarihsizliği fikrine karşı duruyor.

Yazar ilkel insan ile modern insanı ayırt eden unsurun, ilkel insandaki soyutlama yeteneğinin gelişmemişliği olduğu yönündeki Batılı kabule karşı Kuzey Amerika'nın kuzeybatı yerlilerinin dili Chinook'çadaki gelişmiş soyut sözcüklerden bir örnek vermektedir. Bu dilde, "Kötü adam zavallı çocuğu öldürdü" ifadesi yerine, "Adamın kötülüğü çocuğun zavallılığını öldürdü" ifadesi kullanılmaktadır. Çalışma böylesi çarpıcı bilgi ve anekdotlarla bir okuma şöleni sunmaktadır.

Kitap bir tarih metodu kitabı değil ama tarihçilere ufuk açıcı sorular soruyor ve bazı cevaplar da öneriyor. Kitap tarih-merkezli olmakla beraber felsefenin tarihe ve dolayısıyla başka disiplinlere yüzünü dönmesi gereğinin altını çiziyor. Kitap bir şekilde düşünce ve özelde Türk düşüncesi ile ilgili okura zengin vaatlerde bulunuyor. Tarih Düşüncesi'nin "okurların" zihinlerinde ve kütüphanelerinde yer ayırmaları gereken bir dizi olduğunu söyleyebiliriz. Tabii, müellife ve ticari kaygıları bir kenara bırakıp böylesine çaplı bir eseri düşünce dünyamıza kazandırdıklarından ötürü Dergâh Yayınları'na teşekkürlerimizi ekleyerek...
Bir Tarih Düşüncesine Doğru
Mustafa Kula