Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Metis Yayınları   Felsefe Dizisi   Ludwig Wittgenstein   Tractatus Logico Philosophicus
 
Tractatus Logico Philosophicus  
Ludwig Wittgenstein
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 14,00 TL
NetKitap Ederi: 11,20 TL
telefondan alışveriş 64572

Yayinevi/DiziYayinevi: Metis Yayınları
Baskı Tarih: Nisan 2006
Sayfa: 190
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (13 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Metis Yayınları
Dizi: Felsefe Dizisi

Baskı Tarih: Nisan 2006

Sayfa: 190

İndirim: %20

Boyut: 13,5x21cm

Hamur: 2

Etiket: 14,00 TL

NetKitap Ederi: 11,20 TL


Arka Kapak
"Bu kitabı belki de bir tek, içinde dilegelen düşünceleri—ya da benzer düşünceleri—kendisi de zaten bir kez düşünmüş birisi anlayacak.—Bir öğretici kitap değil, böylece. Anlayarak okuyan tek bir kişiye zevk verebilirse, amacına ulaşmış olacak.
Kitap felsefe sorunlarını ele alıyor ve—sanıyorum—gösteriyor ki, bu sorunların soru olarak ortaya çıkmaları, dilimizin mantığının yanlış anlaşılmasına dayanır. Kitabın bütün anlamı, şuna benzer bir sözde toplanabilir : Söylenebilir ne varsa, açık söylenebilir ; üzerine konuşulamayan konusunda da susmalı.
Kitap böylece, düşünmeye bir sınır çizmek istiyor, ya da, daha çok—düşünmeye değil, düşüncelerin dilegetirilişine : Çünkü düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanını da düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi).
Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir, ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır."
Ludwig Wittgenstein.

Tractatus'un 1933'te son biçimini almış Routledge basımı Almanca metninin tıpkıbasımı ile Oruç Aruoba'nın Türkçe çevirisi yer alıyor kitapta. Bu Metis baskısı kitabın dördüncü basımı. Tractatus'un yanı sıra, bakışımlı, karşılaştırmalı bir okuma sağlayabilmek için Wittgenstein'ın sonraki döneminin ürünü olan Felsefi Soruşturmalar'ı da yeni bir Türkçe çeviriyle yayımlayacağız.
Metis Yayınları


Kitabın İçinden
Önsöz

Bu kitabı belki de bir tek, içinde dilegelen düşünceleri—ya da benzer düşünceleri—kendisi de zaten bir kez düşünmüş birisi anlayacak.—Bir öğretici kitap değil, böylece. Anlayarak okuyan tek bir kişiye zevk verebilirse, amacına ulaşmış olacak.
Kitap felsefe sorunlarını ele alıyor ve—sanıyorum—gösteriyor ki, bu sorunların soru olarak ortaya çıkmaları, dilimizin mantığının yanlış anlaşılmasına dayanır. Kitabın bütün anlamı, şuna benzer bir sözde toplanabilir : Söylenebilir ne varsa, açık söylenebilir ; üzerine konuşulamayan konusunda da susmalı.
Kitap böylece, düşünmeye bir sınır çizmek istiyor, ya da, daha çok—düşünmeye değil, düşüncelerin dilegetirilişine : Çünkü düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanını da düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi).
Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir, ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır.
Çabalarımın başka düşünürlerinkilerle ne ölçüde çakıştığını, ben yargılayacak değilim. Hem, burada yazdıklarım, tek noktalarda hiçbir yenilik savı taşımıyor ; bu yüzden de hiçbir kaynak belirtmiyorum, çünkü düşündüğümü benden önce bir başkasının düşünmüş olup olmadığı, benim için farketmiyor.
Yalnızca şunu belirtmek istiyorum ki, Frege'nin büyüklüklü yapıtlarına ve dostum Bay Bertrand Russell'ın çalışmalarına, düşüncelerimin uyarılmasının büyük bir bölümünü borçluyum.
Bu çalışmanın bir değeri varsa, bu, iki noktada bulunuyor. İlkin şurada ki, içinde düşünceler dilegeliyor, ve bu değer de, düşünceler ne kadar iyi dilegetirilmişse, o kadar büyük olacaktır. Darbeler, çivinin ne denli kafasına vurulmuşsa.—Bu noktada olanaklının çok gerisinde kaldığımın bilincindeyim. Düpedüz şundan dolayı ki, benim gücüm bu ödevle başedebilmek için pek zayıf.—Başkaları gelse de daha iyisini yapsa.
Buna karşılık, burada bildirilen düşüncelerin doğruluğu bana sorgu-sual edilemez ve kesin-kes görünüyor. Böylece, şu kanıdayım ki, sorunları özlerinde sonuna dek çözdüm. Ve bunda da yanılmıyorsam, işte, bu çalışmanın değerinin bulunduğu ikinci nokta, bu sorunların çözülmesiyle ne denli az şeyin başarılmış olduğunu göstermesidir.
Ludwig Wittgenstein
Viyana, 1918.