Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Fark Yayınları   Ulusal Türkiye Dizisi   Anıl Çeçen   Türkiye ve Avrasya
 
Türkiye ve Avrasya  
Anıl Çeçen
Baskısı yok

Yayinevi/DiziYayinevi: Fark Yayınları
Baskı Tarih: Aralık 2006
Sayfa: 526

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Fark Yayınları
Dizi: Ulusal Türkiye Dizisi

Baskı Tarih: Aralık 2006

Sayfa: 526

Boyut: 13x19,5 cm

Hamur: 2

Etiket: Baskısı yok


Arka Kapak
Türkiye dünyanın merkezi coğrafyasında yer alan ülkelerden birisidir Asya ve Avrupa'nın doğusu ile Asya'nın batısının biraraya geldiği bu coğrafyanın adı Avrasya'dır Sovyetler Birliği varken Türkiye'de hiç kullanılmayan bu deyim, soğuk savaş sonrası dönemde üzerinde en çok konuşulan bir kavram haline gelmiştir. Türkiye artık dünyanın merkezinde bir ülke olduğunu ve bu bölgenin genel adının da Avrasya olduğunu bilmektedir. Bu kitap, bu yönü ile Türkiye ve Avrasya ilişkilerini incelemek üzere kaleme alınmıştır, Bir Avrasya ülkesi olarak, Türkiye'nin Balkanlar, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya bölgeleri ile ilişkileri üzerinde ayrı ayrı bölümlerde ele alınmış ve var olan durumun belirlenmesi ile beraber, geleceğe dönük olarak Türkiye'nin Avrasya bölgelerine yönelen ilişkileri çeşitli yönleri ile incelenmiştir. Avrupa birliğinin dışında bırakılan Türkiye'nin önündeki tek alternatif Avrasya ülkesi olma konumunu değerlendirmektir. Türkiye eski Selçuklu ve Osmanlı imparatorluğu dönemlerinden bugüne gelen Avrasya bölgeleri ile ilişkilerini son dönemin koşullarında yeniden ele alarak tutarlı bir Avrasya politikası
oluşturmak zorundadır.

Dünya hegemonya kavgasının giderek Avrasya bölgesine kaymakta olmasıda Türkiye'nin bu bölge ile olan ilişkilerinin önemini her geçen gün daha da arttırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti bugünkü yapısı ile gelecekte varlığını koruyacaksa ve kurucusu Atatürk'ün belirttiği gibi sonsuza kadar yaşayacaksa, Avrupa gerçeği içindeki konumunu değişen koşullara göre yeniden belirlemek zorundadır. Bu kitap, böylesine bir amaç doğrultusunda hazırlanmıştır. Türkiye'nin yirmibirinci yüzyılda karşılaşacağı dış tehdit ve gelişmelere karşı bir Avrasya ülkesi olmaktan gelen avantajlı jeopolitiğini artık her türlü emperyalist baskı ve yönlendirmenin ötesinde, sadece ulusal çıkarları doğrultusunda değerlendirmesi gerekmektedir. Eğer elinizdeki tuttuğunuz bu kitap, böylesine yaşamsal bir konuda biraz olsun katkı sağlayabilirse, amacına ulaşmış sayılacaktır: Önümüzdeki dönemde Türkiye ve Avrasya kavramları bu doğrultuda daha fazla beraber kullanılacaktır. Türk kamuoyu bu nedenle, daha fazla Avrasya merkezli düşünmeye alışmak zorundadır. Avrupa ve Amerika merkezli emperyal projelere karşı, Türkiye Avrasya merkezli yeni projelerle kendisini savunmak zorundadır.