Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ağaç Kitabevi Yayınları   Düşünce Dizisi   Mehmet Yaşar Soyalan   Vahiy Savunması Kuran Dışı Vahyin İmkansızlığı
 
Vahiy Savunması Kuran Dışı Vahyin İmkansızlığı  
Kur'ân Dışı Vahyin İmkansızlığı
Mehmet Yaşar Soyalan
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 25,00 TL
NetKitap Ederi: 20,00 TL
telefondan alışveriş 127538

Yayinevi/DiziYayinevi: Ağaç Kitabevi Yayınları
Baskı Tarih: 2008
Sayfa: 712
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ağaç Kitabevi Yayınları
Dizi: Düşünce Dizisi

Baskı Tarih: 2008

Sayfa: 712

İndirim: %20

Boyut: 14 x 21 cm

Hamur: 2

Etiket: 25,00 TL

NetKitap Ederi: 20,00 TL


Arka Kapak
İnsanı özgürleştirmeyi hedefleyen, aklı, vahyin rehberliğinde, yönlendiriciliğinde temel seçici ve belirleyici olarak gören Kur'an vahyi, zamanla yerini kaderci/cebriyeci anlayışlara terk etmek zorunda kaldı. İnsan özgürleşemediği gibi, Kur'an'ın her bir buyruğu ile bir halkasını kırdığı köleliği en son kaldıranlar arasında kendini İslami olarak tanımlayan yönetimlerin de olması işin traji komik yanını oluşturdu.
Aynı şey kadınlara yönelik uygulamalar için de söz konusuydu. Örneğin kadınların şahitliği kabul edilmezken, evlendiğinde veya boşandığında fikri sorulmazken, mirastan herhangi bir hak alamazken, Kur'an bir ilk adım olarak tüm bu ve benzer alanlarda onlara yeni haklar tanırken ve bu hakların daha da genişletilerek geliştirilmesini ön görmüş iken Kur'an'ın verdiği haklar bile ellerinden alınarak özellikle şehir merkezlerinde dört duvar arasına mahkum edildiler. Pencerelerden bakmaları bile fitne olarak algılanır oldu.
Toplumsal ilişkileri, ben merkezci ve totaliter bir anlayış içerisinde değil, istaşereye ve karşılıklı rızaya dayandıran, bunun içinde bir çok yeni hüküm getiren Kur'an'a ve bu hedefleri kendi hayatında bire bir uygulayan Resul'un örnekliğine rağmen toplumsal hayat hep buyurgan ve tepeden inmeci bir anlayış içerisinde yeniden dizayn edildi. Toplumsal hayatın bu yeni totaliter anlayışa göre akması sağlandı. Yöneticilerin kutsallığını reddeden ve Allah'tan başka bir kutsal kabul etmeyen bir anlayışa rağmen günümüze kadar (günümüz dahil) yöneticiler Allah'ın gölgesi olarak anılageldi

Ne olmuştu da Kur'an'dan başka vahiy kabul etmeyen veya vahiy denince aklına sadece ilahi kelam gelen insanların çocukları, torunları Resul'un her sözünü vahiy olarak algılamaya başlamışlardı. Hatta adına "veli","şeyh" denilen insanların bile sıradan bir dost gibi Allah ile konuştuğuna inanılır olmuştu. Vahiy algılamasındaki bu sapmanın kaynağı neydi? Bu insanları, kimler, yaşadıkları hangi olaylar bu kadar çok değiştirmişti? Babaları, dedeleri her şeyi "ne", "nasıl", "niçin", "kim", "kimden", "niye", "nereden" gibi sorularla anlamaya çalışırken, oğullar ve torunlar bunları, bir suç ve günahmış gibi, niçin ağızlarına almaya korkar olmuşlar, hatta zihinlerinden bile geçirmez duruma gelmişlerdi.? Ne olmuştu da böyle olmuştu? İşte bu kitap bu soruların cevabını aramaktadır.