Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ayrıntı Yayınları   Yeraltı Edebiyatı Dizisi   Joachim Zelter   Yalanın Erdemi
 
Yalanın Erdemi  
Joachim Zelter
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 13,00 TL
NetKitap Ederi: 10,40 TL
telefondan alışveriş 57124

Yayinevi/DiziYayinevi: Ayrıntı Yayınları
Baskı Tarih: Ağustos 2005
Sayfa: 201
Indirim: %20

Bu kitaba oy verin: (4 oy)
Yorum Yaz


Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
 
Yazarla Tanışma
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ayrıntı Yayınları
Dizi: Yeraltı Edebiyatı Dizisi

Baskı Tarih: Ağustos 2005

Sayfa: 201

İndirim: %20

Boyut: 13x19,5cm

Hamur: 2

Etiket: 13,00 TL

NetKitap Ederi: 10,40 TL


Arka Kapak
Yalanın Erdemi, benzerine az rastlanır bir kurmaca. Yazarı, pek az yaratıcıda görülen üslup ve ifade yeteneğine sahip. Alışık olunduğu gibi, okura, ilk safyadan son sayfaya kadar refakat etmiyor. Fantastik betimlemeler, inanılmaz vakalar, nadide karakterler yok. Ama çekip gitmiyorsunuz bir yere. Bırakmıyorsunuz romanı, bırakamıyorsunuz... Hakikat ile yalan arasındaki o uçurum, o uçurumda filizlenen çiçek, o çiçeğin dehşetli kokusu büyülüyor sizi. Satır aralarına serpiştirilen afyon, keyfe keyif değil, keder katıyor. Kapalı yaraları kanırtıyor, açık yaralara tuz basıyor. Romanda, üsluptan biçime kadar hakim olan parçalılık, bir süre sonra okura sirayet ediyor. Gelin görün ki, o parçalılık ne romanı bir yapboza dönüştürüyor, ne de okurda bulmaca çözüyormuş hissi uyandırıyor. Söz konusu olan, hayatın ritmine dair bir parçalılık... O hayatı kurgulayanlara dair bir parçalılık... O kurgudan etkilenen kişisel, ulusal tarihe dair bir parçalılık...

Joachim Zelter, özellikle İskandinav ülkelerinde büyük ilgi gören bu kitabında, uçurumun kenarında bırakıyor okuru. Bir büyükanne ile torununun hikayesi uçurumdaki köprüler üzerinde geçiyor. Hakiki hayatta kurgusal bir dünyaya sığınmak, ölümün eşiğindeki bir büyükanne için pek cazip görünüyor.

Bildik pek çok vaka, bilinmedik ilişkilerle dahil ediliyor hikayeye. 1974 Münih Olimpiyatları ya da Wimbledon Tenis Turnuvası... Hepsi, torunun kurguladığı radyo programları sayesinde ulaşıyor üçüncü şahıslara. Peki dünyayı, tüm olup bitenleri bu kurgulanmış radyo programlarından takip eden büyükanne, farkında değil midir söylenen yalanların? Belki daha da önemlisi: Riyanın tanrı olduğu bir yerde, hakikate ihtiyaç var mıdır?