Netkitap
Üyelik Sipariş İzleme Alışveriş Sepetim Favorilerim
Sepetim (0) 
Kitap e-Kitap Kelepir Topluluk
ara
Kitap   Ürün Yayınevi   Öykü Dizisi   Mehmet Emin Töreci   Yolculuk
 
Yolculuk  
Mehmet Emin Töreci
ŞİMDİ SATIN AL
Etiket: 8,00 TL
NetKitap Ederi: 7,20 TL
telefondan alışveriş 127647

Yayinevi/DiziYayinevi: Ürün Yayınevi
Baskı Tarih: Haziran 2008
Sayfa: 155
Indirim: %10

Bu kitaba oy verin:
Yorum Yaz


 
Kitap Hakında
 
Yorumlar
Ürün Ayrıntısı
Yayinevi: Ürün Yayınevi
Dizi: Öykü Dizisi

Baskı Tarih: Haziran 2008

Sayfa: 155

İndirim: %10

Boyut: 14 x 20 cm

Hamur: 2

Etiket: 8,00 TL

NetKitap Ederi: 7,20 TL


Arka Kapak
İyice açılmıştım, komşumun omzuna bir fiske vurarak:

- Bakarsın, arkadaşım... diye devam ettim. Bir gün olur oğlum evlenmeye kalkar, doğru sana geliriz, onun evini düzerken. Bize en kalitelisinden ve hesaplı mobilya verirsin... Verirsin değil mi? Hani çok memnun oluruz.

Komşum adeta sırıtarak başını eğdi "Olur" gibilerden.

Trenimiz zifiri karanlık içinde hızla ilerliyordu. Bazı istasyonları geçerken elektrik ışıkları penceremize vuruyor, ışıldayarak bir anda arkada kayboluyordu. Tekerleklerin devamlı tıkırtılarını duyuyorduk, ama bizi rahatsız eden bir durum yoktu hiç. Kulaklarımız alışmıştı bu tıkırtılara.

Elinde uzun saplı süpürgesiyle bir temizlik işçisi geldi. Orta yol halısı üzerindeki bir iki kağıt parçasını küreğine topladı. Yanımızdan geçti. Gözleri dikkatle yerde bulunacak en ufak bir çöpü arıyordu. Hakikatten ter-temizdi vagonun içi. Takdire değer bir temizlik...

Yolcuların çoğu Pulman koltuğunu arkaya yatırmış, uyuklamaya başlamışlardı bile. Komşum da arkasına yaslanacak gibiydi, ama benim konuşmaya başladığımı görünce başını kaldırıp dikkatle bana baktı. Dinliyorsa neye konuşmayaydım bende:

- Yalnız başıma seyahati sevmem ben, dedim. Hep hanımımla çıkardım yolculuğa. Bunca yıl bir yastığa baş koymuşuz, hiç onu bırakır mıyım? Ama bu sefer aksilik oldu işte. Baldızım ağır bir ameliyat geçirdi, onun yanında refakatçi kalıyor o. Kardeşi hastaneden çıkasıya kadar da orada kalacak. Anlayacağınız bir haftadır ben evde yalnızım. Perişanlık ki perişanlık... Ne yaparsın mecburiyet. Halbuki ben bir yumurta kırıp pişiremem. Ya ıvır-zıvırla karnımı doyurdum ya da yakın lokanta köşelerinde bu müddet içinde. İstanbul da oğlan kardeşimle babadan kalma müşterek bir evimiz var. İki göz bir şey. Mevkii iyi. Şu sıralar değer kazandı. Kardeşim telefon açtı, gel de şunu satalım diye. Geniş bir ev almak istiyor başka bir semtte. Çocukları üniversitede okuyor, sığışamıyorlar artık eski eve. Haklı da yani... Ankara'daki evi alırken o bana paraca yardım etmişti. Şimdi sıra bende. Noterden vekalet göndersem gecikecek. Araya cumartesi, pazar tatiller de girecek. Kalkıp bir iki günlüğüne gideyim, işi halledelim bir an evvel diye düşündüm. Onun için yola çıktım. İyi düşünmemiş miyim?